skip to Main Content

STRES VE HAYATIMIZ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Stres her canlının sahip olduğu bir tür savunma mekanizmasıdır. Bir tehdit söz konusu olduğunda vücudumuz stres alarmı vererek bazı stres tepkilerini vermeye başlar. Bu tepkiler;

  • Savaş
  • Kaç
  • Don

tepkileri olarak adlandırılmaktadır.

İnsan da dahil olmak üzere doğadaki birçok canlı baş edemeyeceğini düşündüğü bir tehditle karşı karşıya kaldığında ya SAVAŞIR ya KAÇAR ya da DONUP kalır. Stres sayesinde bir ceylan bu tepkilerden birini verip bir aslana yem olmaktan kurtulabilir ya da fiziksel ve duygusal acılara karşı kendisini koruyabilir.

Geçmişte atalarımız da benzer tepkileri vererek belki bir dinozorun akşam yemeği olmaktan kurtulmuş olabilirler. Stres hormonları beyine ‘bir tehlike seziyorum! Çabuk tüm kaslar ve sistemler hazır olsun. Kaçmaya ya da savaşmaya odaklansın’ diye komut vermiştir ve o gün de atalarımız sağ kalabilmişlerdir.

Günümüzde bizi birazdan yemek üzere olan dinozorlar ya da aslanlarla karşı karşıya değiliz. Ancak yine de verdiğimiz tepkiler sanki öyleymiş gibi bir yoğunlukta olabiliyor. İşte bu noktada az miktarda salgılandığında bizi motive eden ve başarıya odaklanmamızı sağlayan stres bir bakmışız başımızın belası olmuş.

Uzun süreli ve yoğun strese maruz kalmak hem vücudumuza hem de duygu, düşünce ve davranışlarımıza zarar verebiliyor. Kalp damar problemlerine, depresyona, endişe bozukluklarına, iş, okul ve sosyal problemlere, ilişkisel birçok soruna sebep olabiliyor.

Peki günümüzde bizi yoğun strese sokabilen aslanlarımız neler? Kişiden kişiye değişmekle beraber

  • Yeni bir işe girmek
  • Bir şeyi başarmaya çalışmak
  • Sınavlar
  • Travmalar
  • Sağlık problemleri
  • Şehir ve ülke değişiklikleri
  • Sevdiğimiz birini fiziksel ya da duygusal olarak kaybetmek

gibi konular olabiliyor.

Bu gibi konular hayatımız risk altındaymışçasına bizi strese maruz bırakarak sürekli kaç, savaş ya da don tepkilerinde takılı kalmamıza neden olup potansiyelimize ulaşmamızın önünde büyük bir engel olabiliyorlar.

Back To Top